14. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar ortaya çıkan akımlar; 7-SEMBOLİZM

 

14. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar ortaya çıkan akımlar şunlardır:

7-    SEMBOLİZM

188O’li yıllardan sonra Fransa’da ortaya çı­kan, realist ve naturalist görüşlere özellikle de Parnasizme tepki olarak doğan edebiyat akımına Sembolizm (simgecilik) denir.

19. yüzyılın ikinci yarısında Fransız toplumu çok büyük değişikliklere uğrar. Bilimsel gelişme­ler, yeni buluşlar, makineleşme… insanı mutlu et­mek şöyle dursun, büyük bunalımlara sürükle­miştir. Bu bunalımı 187O’te Fransızların Almanlar karşısında askeri bozguna uğraması daha da ar­tırmıştır. Duygulu sanatçılar böyle bir ortamda ruh sarsıntıları geçirmişler, içlerine kapanmışlardır.

Pozitivizmin ve determinizmin katı gerçekçi­liğinden, duyguya ve hayale hiç yer vermemesin­den şikayet edilen koşullarda Alman filozofu Schopenhauer’in "Dünya bir tasavvurdur, bir ha­yalden ibarettir." temeline dayanan idealist felse­fesi geçerlik, yaygınlık kazanmaya başlamıştır. Bu felsefe, Sembolizmin doğuşunda önemli bir etken olmuştur.

Sembolizmin önünü açan ilk güçlü hareket, edebiyat alanındaki gelenekselliğe başkaldıran Dekadizm (çöküşçülük) hareketidir. Temsilciliğini Fransız şair Jues Laforque (1860-1887)’nin yaptı­ğı Dekadizm, "toplumsal ve sanatsal düzenin dı­şına çıkmak, karamsarlığa, hayale, aşırı duyarlığa genişçe yer vermek isteyen bir anlayış" olarak ta­nımlanabilir. Dekadizm içinde yer alan bazı şair­ler, sonra Sembolizme kaymışlardır. Yani Sembo­lizm, aslında Dekadizmin bir uzantısından başka bir şey değildir.

a.  Sembolizmin özellikleri:

1.       Sembolist şairlere göre "gerçek" olduğu gibi anlatılamaz;     çünkü duyularımız bize dış
dünyayı olduğu gibi değil, değiştirerek ulaş­tırırlar. (Sözgelimi, su dolu bardağın içine bı­rakılan düz bir çubuk, kırıkmış gibi görünür.) İnsanlar, bu yüzden dış dünyayı izlenimleri­ne göre anlatırlar.

2.       Her sanatçının dış dünyadan edindiği izle­ nimler birbirinden farklıdır. Sembolist sanat­çılar duyduklarını, iç dünyalarında hissettik­lerini simgelerle anlatma yolunu benimserler. Anlatımda simgelere başvurmak,  anlamın kapalı olması demektir.

3.       Sanatçıların öznel düşünmeleri bakımından Sembolizmle Romantizm arasında benzerlik
vardır. Sembolizmde şair duygularını simge­lerle anlatma yolunu seçerken, Romantikler
gerçekleri anlatırken duygusal davranmakla yetinmişlerdir. Bu açıdan bazı şairlerde hem
romantik hem de sembolist özellikler görü­lür.

4.       Sembolist şairler, şiirde mecazlı anlatımlara, benzetmelere, hayallere geniş yer vermişler; duyguların bir bütün oluşturduğu görüşünü savunmuşlar, duyular arası aktarmalara da­yalı bir anlatım yolunu (acı yeşil, mor uğultu, tatlı hışırtı., vb) benimsemişlerdir.

5.       Sembolist şairler dış dünyada gördüklerini değil, sezdiklerini yazmışlar; her şeyde oldu­ğu gibi doğaya yönelik şiirlerinde de kapalılı­ğı benimsemişlerdir.

6.       Sararmış yapraklar, kızıl gün batırtılan, dur­gun göller, baygın kokulu çiçekler,   ayışığı altındaki doğa, loş karanlıklar sembolist şairlerin başlıca konuları olmuştur.

7.       Sembolist şiirde "musiki" çok önemsenmiş; şiirde musiki, "öz ile biçim arasındaki uyum" olarak değerlendirilmiştir.

8.       Sembolistlerin amacı dış dünya ile duyular arasındaki ilişkiyi sezdirmektir. Bu amaçla simgeler kullanılmış, zaman zaman simgeler de yeterli görülmeyince sözcüklere bambaş­ka anlamlar yüklenmiş, bu durum şiirde an­lamca kapalılığı doğurmuştur. Sembolist şa­irlere göre iyi şiir, “herkesçe değişik yorumlanabilen şiir” dir.

9.       Sembolistler klasik nazım biçimlerini bırak­mışlar; müstezat, sone, terza-rima biçimleri­ni kullanmışlardır. Onlar için şiirde kafiye de önemli değildir.

10.   Sembolizmde dil,   sembol ve mecazlarla yüklüdür.  Anlatım,   kapalıdır.   Bu kapalılık eserleri anlaşılmaz hale getirmiştir. Sembo­listlere göre "sanat, sanat için" olmalıdır.

11.   Sembolizmde şiir ve tiyatro türleri gelişmiş­tir.

Sembolizmin müjdecisi, bu akımın ortaya çıkışından önce ölen Fransız şair Charles Baudelaire’dir. Akımın kuramını (teorisini) Mallerme ortaya koymuş, akımla ilgili ilk bildir­
geyi ise Jean Moreas yayımlamıştır

b. Sembolizmin Önemli Temsilcileri:

*   Charles Baudelaire                  şiir

*   Stephane Mallerme                 şiir

*   Paul Verlaine                           şiir

*   Arthur Rimbaud                     şiir

*   Paul Valery                             şiir

*   Maunce Maeterlinck               tiyatro

c.  Sembolizmin Türk Edebiyatındaki Temsilcileri:

*   Cenap Şehabettin                    şiir

*   Ahmet Haşim                          şiir

UYARI          : Ahmet Hamdı Tanpınar, Ahmet Muhip Dranas, Cahit Sıtkı Tarancı.. gibi şairlerde de yer yer sembolist akımdan etkilenmeler görülür. Bu akımın ortaya çıkışından önce, Divan şiirinde Şeyh Galip (1757-1799) in yazdığı kimi şiirlerin simgeciliğe uygun düştüğü söylenebilir.

 

Sembolist Şiirlerden Örnekler

 

İÇE KAPANIŞ

Derdim, yeter, sakin ol, dinlen biraz artık;

Akşam olsa diyordun, işte oldu akşam;

Siyah örtülere sardı şehri karanlık;

Kimine huzur iner gökten, kimine gam.

Bırak, şehrin iğrenç kalabalığı gitsin,

Yesin kamçısını hazzın sefil cümbüşte.

Toplasın acı meyvesini nedametin,

Sen gel, derdim, ver elini bana, gel şöyle.

Bak göğün balkonlarından, geçmişler seneler

Eski zaman esvaplarıyla eğilmişler

Hüzün yükseliyor, güler yüzle, sulardan

Seyret bir kemerde yorgun ölen güneşi

Ve uzun bir kefen gibi doğuyu saran

Geceyi dinle, yürüyen tatlı geceyi.

C. Baudelaire, (Çev. Sabahattin Eyüboğlu)

GÖK ÖYLE MAVİ

Gök öyle mavi, öyle durgun,

Damlar üzerinde! Yeşil bir dal sallanadursun,

Damlar özerinde.

Ürpertip gökyüzünü birden,

Bir çan tın tın eder Bir kuştur şu ağaçta öten

Türküsünü söyler

İşte hayat! Aç gözünü gör,

Bak ne kadar sade. Her günkü sakin gürültüdür

Şehirden gelmekte.

Ey sen ki durmadan ağlarsın,

Döversin dizini, Gel söyle bakalım ne yaptın, N"ettin gençliğini?

Paul Verlaine, (Çev. Cahit Sıtkı Tarancı)

 

ŞİİR SANATI

Musiki, her şeyden önce musiki;

Onun için tekli mısradan şaşma.

Kıvrak olur, erir havada sanki

Ağır aksak söyleyişe yanaşma.

Güzel sözler tül ardında görünsün

Gün ışığı titremeli şiirinde,

Ak yıldızlar maviliğe burunsun

Ilgıt ılgıt sonbahar göklerinde

Tut belâgati boğazından sustur,

El değmişken bir zahmete daha gir

Kafiyenin ağzına da bir gem vur

Bırakırsan neler yapmaz kim bilir?

Hep musiki biraz daha musiki

 Havalanan bir şey olmalı mısra

Deli bir gönülden kalkıp gitmeli

Başka göklere, başka sevdalara

Paul Verlaine, (Çev. S. Eyüboğlu – M. C. Anday)

 

 

 

 

 

 



Bu yazının kalıcı bağlantısı http://biyolojidersim.com/14-yuzyildan-20-yuzyila-kadar-ortaya-cikan-akimlar-7-sembolizm/

Görüş ve eleştirilerinize en kısa zamanda cevap verilecektir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: