BÜYÜME VE GELİŞME

BÜYÜME VE GELİŞME

Canlı kütle ve hacminde meydana gelen artışa büyüme denir. Canlılarda büyüme, mitozla hücre sayısındaki bir artışa bağlı olarak oluşan yeni hücrelerin de büyümesiyle ortaya çıkan bir durumdur.

Zigotun oluşmasıyla başlayıp yeni bir birey oluşmasına kadar meydana gelen olayların tamamına gelişme denir.

Embriyonik gelişim olarak adlandırılan gelişme dönemi üç evrede incelenir.

A.      Segmentasyon (hücre bölünmesi), 

B.       Gastrulasyon (hücre göçü)

C.      Farklılaşma ve organogenez (morfogenez = vücut şekli oluşumu) olmak üzere üç aşamadan oluşur.

 

A.     SEGMENTASYON ( Hücre Bölünmesi)

Yumurta ile spermin birleşmesinden oluşan zigot üstün bir mitoz bölünme yeteneği kazanır. Gelişmenin ilk evresinde zigotta gerçekleşen çok hızlı mitoz bölünmelere Segmentasyon denir.

*        Hücreler normal bölünme geçirecekleri zaman önce büyürler, mitoz bölünme geçirdiklerinde ise oluşan hücreler olması gereken büyüklüğe ulaşmış olur. Ancak segmentasyonda zigot, büyümeden mitoz geçirir. Yani segmentasyonda G1, G2 evreleri gerçekleşmeden sadece S evresi ve ardından M evresi gerçekleşir. Bu nedenle segmentasyonda hücre sayısı artarken hücreler küçülür. Ama toplam hacim aynı kalır.

 segmentasyon

 

*        Zigotun mitoz geçirmesiyle meydana gelen hücrelerin her birine Blastomer denir. Blastomerler mitoz bölünmeyle meydana geldiği için büyüklük ve kalıtsal özellikleri birbirinin aynıdır.

*        Mitoz bölünme sonucu blastomer sayısı 2-4-8-16… şeklinde artar. Sonuçta bu hücreler içi dolu küre şeklini alır. Bu hücre topluluğuna morula denir. Morulada, hücrelerin genetik bilgileri aynıdır.

 bastula

UYARI:

1.   Bu bölünmelerde hücrelerin sayısı artar, hacmi küçülür. Ancak toplam hacim değişmez.

 

*        Morula evresindeki embriyonik hücrelerde bölünmeler arttıkça hücrelerin iç kısmında boşluk oluşmaya başlar. Hücreler, tek tabaka oluşturacak şekilde bu boşluğun etrafında dizilirler. Hücrelerin almış olduğu bu şekle Blastula denir. Hücrelerin etrafında dizildikleri bu boşluğa blastosöl (birinci karın boşluğu) denir. Blastosölün içi özel bir sıvı ile doludur. Blastosöl geçici bir boşluktur ve daha sonra kaybolur. Blastula evresinde, hücrelerde farklılaşma yoktur. Blastula evresindeki hücrelerin her biri çevreleriyle temas hâlinde oldukları için gaz alış verişini kolayca gerçekleştirir.

 

NOT:

1.      Zigot büyümeden mitoz bölünmeler geçirir. Bölünmeler sırasında yumurtadaki vitellüs enerji sağlamak için kullanılır. Bu nedenle meydana gelen hücre kitlesi (morula) zigottan daha hafiftir (Tohumların çimleninceye kadar besini endospermden aldığı için hafiflemesi gibi).

2.      Embriyo bu evrede dölyatağına tutunmaya hazır hale gelir.

 

B.      GASTRULASYON (Hücre Göçü)

*        Blastulayı oluşturan hücreler daha sonra alttan içe doğru çökmeye başlar. İçe çökme tamamlandığında iki veya üç tabakalı embriyo oluşur. Blastulanın alt yüzeyindeki hücrelerin blastula boşluğuna doğru göç etmesi ile başlayıp, iki veya üç tabakalı embriyonun oluşumu ile sonuçlanan olayların tamamına gastrula evresi denir. Embriyonun aldığı bu yeni şekle gastrula denir. Blastula evresindeki hücrelerin yeniden düzenlenmesi evresidir.

*        Hücre göçünün başladığı açıklığa blastopor, hücre göçü sonucu oluşan boşluğa ise gastrula boşluğu denir.

1.       Blastopordan ilkel canlılarda ağız, gelişmiş canlılarda anüs oluşur.

2.       Gastrula boşluğu gelişimin ilerleyen evrelerinde sindirim kanalı haline gelir.

 embriyonik gelişme

 

*        Gastrula evresinin sonunda organizmanın bütün doku ve organlarını meydana getirecek olan embriyonik tabakalar meydana gelir. Bu tabakalar dıştan içe doğru ektoderm, mezoderm, endoderm tabakalarıdır.

 

embriyonik tabakaların gelişmesi

Şekil: Gastrula evresinde embriyonik tabakaların oluşumu

 

UYARI:

2.   Sölenterlerde ve süngerlerde embriyonik gelişim iki tabakalı evrede kalır. Yani gastrula başlangıç evresinde biter, devamı gerçekleşmez.

3.   Bu üç tabaka organogenezle farklılaşarak organ ve sistemleri oluşturur. Sonuçta yeni bir birey meydana gelir.

 

C.     ORGANOGENEZ (Farklılaşma ve Organogenez)

Gastrula safhasındaki endoderm, mezoderm ve ektoderm tabakalarının farklılaşarak organ sistemlerini meydana getirmesine organogenez denir. Organogenez hamileliğin ilk üç ayında gerçekleşir.

Organogenez gittikçe değişen gen faaliyeti, hücrelerin göçü, hücreler arasındaki kümeleşme ve karşılıklı etkileşim ile gerçekleşir. Bu evrede hücrelerin şekillerinde değişiklikler olur. Organogenezin başında embriyonik tabakalar daha küçük hücre gruplarına ayrılır. Genlerin kontrolündeki bu hücreler, belirli doku ve organları meydana getirir.

Organogenezde hücre göçleri ile çeşitli kıvrılmalar ve kese şeklinde yapılar oluşur. Böylece akciğer, göz, idrar kesesi gibi organların öncüleri meydana gelir. Programlanmış hücre ölümleri de (apoptozis) gelişmede önemli yer tutar. Örneğin el ve ayak parmakları başlangıçta perde şeklinde iken, hücre ölümleri ile birbirinden ayrılarak parmakları meydana getirir.

Spemann’ın semender embriyosu ile yaptığı deneyler, bazı organ ve sistemlerin tek bir embriyonik tabaka tarafından oluşturulmadığı sonucunu ortaya koymuştur. Embriyonik  indüksiyon, embriyodaki bir hücre grubunun diğer hücre gruplarını etkileyerek organ oluşumunu yönlendirmesidir. Organogenezde organ oluşumu sırasında embriyonik indüksiyonunun belirleyici bir rolü vardır.

mememli embriyonik tabakaları 

 

Omurgalılarda Üç Embriyonik Tabakadan Meydana Gelen Yapılar

Embriyonik Tabaka

Ergin Canlıda Dokular Ve Organlar

Ektoderm

Derinin epidermisi ve deriden köken alan yapılar (Ör: deri bezleri, tırnaklar).

Ağız ve rektumun epitel astarı

Diş minesi

Epidermisteki duyu reseptörleri

Göz merceği ve Korneası

Sinir sistemi

Adrenal medulla

Hipofiz ve epifiz bezlerinin epitel tabakası

Beyin ve omurilik

Duyu organları

Endoderm

Sindirim kanalını iç yüzeyini örten epitel tabakası (ağız ve rektum hariç).

Solunum sisteminin astarı

Karaciğer.

Pankreas

Tiroit

Paratiroit.

Timüs.

Üretra.

İdrar kesesi ve üreme sistemi yüzeyini örten epitel

Mezoderm

Notokord

İskelet sistemi

Kas sistemi

Dolaşım sistemi ve lenfatik sistem.

Boşaltım sistemi

Üreme sistemi

Derinin dermisi (alt deri)

Vücut boşluğunun astarı

Sindirim kanalının dışını örten zar

Karın zarı (periton)

Adrenal korteks

 

 

II-        EMBRİYONİK ÖRTÜLER (EMBRİYONUN KORUNMASI VE BESLENMESİ)

A.     Balık ve Kurbağalar:

*        Kurbağa ve balık yumurtalarında kabuk bulunmaz. Çünkü dış döllenme görülür. Bu yumurtaların çoğunluğu çoğu çevre koşularına karşı korunmak için jelatinimsi bir madde ile örtülüdür.

*        Embriyonun ihtiyacı olan besin, yumurta sarısından (vitellus) karşılanır.

*        Oksijen, sudan difüzyonla alınır, artıklar difüzyonla suya verilir.

 

B.      Sürüngen ve Kuşlar:

Embriyonun gelişmesi sırasında memelilerde embriyoyu koruma gaz alış verişi yapmak, beslenmeyi sağlamak ve atık maddeleri uzaklaştırmak için embriyonik örtüler meydana gelmiştir.

Kabuk suya geçirgen değildir. Ancak, solunum gazlarına geçirgendir.

Sürüngenlerde kabuk, derimsi yapıda ve esnektir.

Kuşlarda kabuk kalkerli (kalsiyum karbonat yapıda) ve esnek değildir.

Sürüngenler ve kuşlar gibi kara omurgalılarının yumurtaları ile insanda embriyo amniyon zarı, koryon, allantoyis kesesi ve vitellus kesesi olmak üzere dört farklı zar ile örtülüdür.

 kuşlarda embriyonik örtüler

Şekil: Kuş yumurtasında embriyonik örtüler

 

a)      Amniyon Zarı

*        Embriyoyu saran içi sıvı dolu zarımsı bir kesedir. İçindeki sıvıya amniyon sıvısı denir.

*        Amniyon sıvısı, embriyo ve amniyon zarı tarafından üretilir. Amniyon sıvısının herhangi bir besleyici özelliği yoktur, embriyoya hareket serbestliği sağlar.

*        Embriyoyu; mikroorganizmalardan, sıcaklık farkı, sarsıntı, darbe gibi dış etkilerden korur.

*        Amniyon sıvısı embriyoyu nemli tutar ve sarsıntılara karşı korur.

 

NOT:

3.      Amniyon zarı plasentalı memelilerde, göbek bağı oluşumuna katılır.

 

b)     Vitellus Kesesi

*        Yumurtanın sarısını çevreleyen yapıdır. Bu kese içerisinde embriyonun gelişimi sırasında ihtiyacı olan besin (vitellus) depo edilir.

*        Yapısında bulunan kan damarları aracılığıyla depoladığı besinlerin embriyoya geçişini sağlar.

Vitellüs miktarı omurgalılarda azdan çoğa doğru;

Memeli < Kurbağa < Balık < Sürüngen < Kuş

NOT:

4.      Memelilerde vitellüs azdır. Çünkü embriyo besinini plasenta ile anne vücudundan alır.

5.      Keseli memelilerde, yumurtadaki vitellüs az olduğundan embriyo tam gelişemeden doğar. Annesinin kesesine yerleşir, burada sütle beslenerek gelişimini tamamlar.

 

UYARI:

4.   Bazı eklem bacaklılar, bazı balıklar ve kurbağalarda yumurtadaki vitellüs miktarı azdır. Yavru gelişmeden yumurtadaki vitellus biter. Bu nedenle yavru larva halinde yumurtadan çıkar. Dış ortamdan besin alarak gelişimini tamamlar. Canlılarda görülen bu şekildeki gelişmeye başkalaşım (metamorfoz) denir.

 

c)      Allantoyis Kesesi

*        Sindirim borusunu dışarı doğru büyümesi ile oluşur.

*        Kuşlarda ve sürüngenlerde koryon zarı ile birleşerek, yumurta kabuğunun altında tek zar halinde bulunurlar.

*        Embriyonun atık maddelerinin toplandığı yerdir.

*        Azotlu boşaltım atıklarının depo yeridir. Embriyo büyüdükçe büyür.  Embriyo, yumurtadan çıkana kadar korion zarı ile birlikte gaz alışverişinde de görev alır.

*        Plasentalı memelilerde allantoyis kesesi, embriyonik gelişim sırasında göbek kordonundaki atardamarlara ve toplardamara dönüşür.

 

NOT:

6.      Plasentalı memelilerde, artık maddeler plasenta aracılığı ile atıldığı için bu kese küçüktür.

7.      Allantoyis kesesi, balık, kurbağa ve memelilerde (gagalı memeliler hariç) körelmiştir.

8.      Dış döllenme yapan canlıların embriyoları, artık maddeleri difüzyonla dışarı verdikleri için allantoyisleri yoktur.

 

d)     Koryon Zarı

*        Embriyo ve diğer zarların en dışında bulunan zarıdır.

*        Diğer embriyonik zarların korunmasını sağlar.

*        Allantoyis ile beraber solunum organı olarak, oksijen ve karbondioksit gazlarının değişimini sağlar.

*        Kuş ve kurbağalarda kabuğa yapışıktır.

 

NOT:

9.      Koryon zarı plasentalı memelilerde (örnek insan) plasentanın yapısına katılır.

 

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://biyolojidersim.com/buyume-ve-gelisme/

Görüş ve eleştirilerinize en kısa zamanda cevap verilecektir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: