GEN TEKNOLOJİSİNİN HAYVANLARA UYGULANMASI

 

GEN TEKNOLOJİSİNİN HAYVANLARA UYGULANMASI

Çok sayıda yumurta oluşturmaları ve yumurtalar üzerinde çalışmaların kolay yapılabilmesinden dolayı hayvanlarda gen transferi çalışmaları 1910’lu yıllarda kurbağa yumurtalarına hücresel materyalin enjeksiyonu ile başlamıştır. Daha sonraki yıllarda genetik mühendisliği teknikleri ile bazı transgenik böcekler, yuvarlak solucanlar ve omurgalı hayvanlar üretilmiştir.

Genetiği değiştirilmiş hayvanların gıda üretiminde kullanılabilmesi için yapılan ilk transgenik balık, Zhu ve arkadaşları (1985) tarafından insan büyüme hormonu geni (hGH)’nin Carassius auratus (japon balığı) yumurtalarına aktarılmasıyla üretilmiştir. Bir grup araştırmacı, alabalıktan elde ettikleri büyüme hormonu genini sazan balığına transfer etmişler ve çok kısa sürede büyüyen bir balık üretmişlerdir. 12 ayda ideal boya ulaşan alabalığın, 6 ay gibi kısa bir sürede ideal boya ulaştığını göstermişlerdir (Sarmaşık ve ark. 2001). Yapılan bu çalışmalar ile balıklara hGH geni yerine yine balık büyüme hormonu geninin aktarılmasıyla daha başarılı sonuçlar alınacağı gösterilmiştir. Balıklarda yapılan gen transferi çalışmaları, hayvanların ağırlıklarının kısa sürede artırılmasının yanı sıra, hastalıklara karşı direnci artırma, donma ve soğuğa karşı toleransı artırma, tuzluluğa tolerans, kısırlık, farmakolojik protein üretimi, metabolik modifikasyonlar üzerine yoğunlaşmıştır. Özellikle esansiyel aminoasitlerce zengin protein üretimi ön plana alınmıştır (Maclean ve Laight, 2000).

Pek çok araştırmacı, hayvanlarda et, süt, yumurta, yün gibi ekonomik değeri olan ürünleri bol ve kaliteli üretebilmek için sayısız transgenik canlı üretmektedir (Çelik 2007). Dolayısıyla et ve süt üretiminde yetersiz kalan ülkelere daha ucuz olarak bu ürünler ihraç edilebilecektir. Bir koyunun meme bezi hücrelerinden Dolly isimli kuzunun elde edilmesi bu konuda yapılan çalışmalarda heyecan yaratmıştır (Hemmer 2005). Bir başka çalışmada ise insanlarda, kanın pıhtılaşmasından sorumlu bir protein olan fak- tör-IX’u kodlayan gen izole edilerek, koyuna aktarılmış ve Polly isimli bir kuzu elde edilmiştir. Böylece bir insan proteini olan faktör-IX koyuna sen- tezlettirilerek hayvanın sütünde faktör-IX proteininin bol miktarda bulunması sağlanmıştır. İnsanlarda faktör-IX proteini eksik olduğu zaman hemofili denen hastalık meydana gelmektedir (Schnieke 1997).

 

1-          Ornamental Hayvan (Süs Hayvanı) Üretilmesi

Rekombinant DNA teknolojisi akvaryum balıkçılığında da kullanılmaktadır. Kırmızı floresan proteini (Red fluorescence protein “RFP”) veya denizanasındaki (Aequorea Victoria) yeşil floresan proteinini (Green fluorescence protein “GFP”) kodlayan genler zebra balığına transfer edilmiş ve balığın kasında bu protein üretilebilmiştir (Long ve ark. 1997). Elde edilen transgenik süs balıkları karanlıkta yeşil floresan ışığı oluşturmaktadır (Şekil).

zebra balıkları

 

Yapılan değişik çalışmalarda kırmızı renkli kedi, köpek ve fareler üretilmiştir. Güney Koreli Prof. Lee Byeong-chun, 2005 yılında köpek klonlamış, Park ve arkadaşları 2009 yılında klonlanmış hayvanlardan yeni yavrular elde etmiştir (Şekil).

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak:

Polat, F. (Ed), 2011. Biyolojide Özel Konular. Pegem Akademi, 381s, Ankara.

 

 

 

 

 

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://biyolojidersim.com/gen-teknolojisinin-hayvanlara-uygulanmasi/

Görüş ve eleştirilerinize en kısa zamanda cevap verilecektir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: