OBEZİTE VE KANSER

OBEZİTE VE KANSER

Obezite, sigaradan sonra önlenebilir en önemli kanser nedenlerinden biridir. İngiltere’de her yıl 19 000 kanser vakası obezite ile ilişkilendirilmektedir. Obezitenin artışı ile birlikte bu rakamlarında artacağı düşünülmektedir.

Obezite, menopoz sonrası meme kanseri riskini artırmaktadır. Meme kanseri vakalarının %7-15’inden obezitenin sorumlu olduğu bildirilmektedir. “Million women study” ve EPIC çalışmaları obez postmenopozal kadınların meme kanseri riskinin %30 oranında daha yüksek olduğunu bildirmektedir. Yine EPIC çalışmasında obez erkeklerde barsak kanseri riskinin %50 daha fazla olduğu saptanmıştır. Ayrıca endometrium, esofageal kanser, pankreas, karaciğer, böbrek ve safra kesesi kanserleri de obezite ile ilişkili artan oranda görülen kanserlerdir.

Obezite, hormonel değişiklikler ile kansere neden olabilmektedir. Estrojen artışı meme ve endometrium kanseri riskini artırırken, insülin düzeylerindeki artış barsak, böbrek ve pankreas kanserleri ile ilişkili bulunmuştur. Bunun dışında, artmış gastrik asid refluksı ile ilişkili esofagus kanseri, safra kesesi taşı artışı ile artmış safra kesesi kanseri diğer olası mekanizmalar olarak tartışılmaktadır.

Obezite ile birlikte artan diyabet ve insülin direnci de kanser gelişimi ile ilişkilidir. Tip 2 diyabet, ABD’de kanser mortalitesinin beş önemli nedeninden 3’ü olan meme, pankreas ve kolon kanseri ile ilişkili bulunmuştur. Artmış riskler: Kolon (%30), Pankreas (%50), Meme (%20) olarak bildirilmektedir.

Tip 1 Diyabet için artmış risk %20 olarak verilmekte olup, farklı kanser tipleri ile ilişkilendirilmektedir.

Benzer şekilde; bilinen diyabeti olan hastalarda, artmış kanser görülme riskinin yanısıra, ,varolan kanser mortalitesi %40 civarında artış göstermektedir. Diyabette neden kanser riski ve mortalite artıyor? Bu sorunun cevabı aşağıdaki nedenlerle açıklanmaya çalışılmaktadır:

– Obezite ve insülin direnci

– Hiperglisemi

– Gecikmis taramalar (diabetik hastalarda genellikle çok fazla tibbi sorun bir arada olduğu için, bazen rutin taramalar aksayabilmektedir)

– Komorbiditeler nedeniyle; kanser tedavi komplikasyonlarinin fazlalılığı

– Uyguladığımız tedavilerin payı?

Veriler:

– Insülin resistansı ve ilişkili hiperinsülineminin,

– Tedavide kullanılan uygulamalarının insulin düzeylerine etkisinin,

– İnsülin tedavisinde;

* dozun,

* insulinin reseptörde kalma zamanının;

* insulinin IGF-1 reseptörüne bağlanma afinitesinin önemli olabileceğini göstermektedir.

Bowker ve ark yapıtığı analizde, sulfonilure kullanan hastalarda, metformin kulananlara göre, insülin kullananlarda ise, diğer tedavi gruplarına göre artmış kanser riski bulunmuştur. İlginç olarak Currie ve ark. yaptığı analizde ise; SU tedavisine metformin eklendiğinde risk belirgin derecede azalmaktadır.

AMPK aktivasyonu, p53 ve mTOR yolakları aracılığıyla hücre proliferasyonunda önemli olmaktadır. Metforminin, AMPK aktivasyonu ile tümör gelişimi yada progresyonu üzerine inhibitör etkileri çalışmalarda gösterilmiştir. Son yıllarda yapılan klinik çalışmalarda metforminin koruyucu etkilerini teyid etmektedir.

Obezite ayrıca kanserin prognozunu olumsuz etkilemektedir. Metastaz riski ve mortalite kilo artışı ile paralel olarak artmaktadır. Benzer şekilde kilo kaybının da kanser riskini azaltabileceği ve prognozu olumlu etkilediği bildirilmektedir. Doğru beslenme, egzersiz kanseri önlemede en etkin tedavi yöntemi olarak görünmektedir.

 

Kaynak:

Prof Dr Nilgün Güvener Demirağ. İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri, Sempozyum Dizisi No: 72



Bu yazının kalıcı bağlantısı http://biyolojidersim.com/obezite-ve-kanser/

Görüş ve eleştirilerinize en kısa zamanda cevap verilecektir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: