TEDAVİ AMAÇLI KULLANILAN BAZI BİTKİLERİN KULLANIM ALANLARI VE ANTİMİKROBİYAL AKTİVİTELERİNİN BELİRLENMESİ İÇİN KULLANILAN BAZI METODLAR

 

TEDAVİ AMAÇLI KULLANILAN BAZI BİTKİLERİN KULLANIM ALANLARI VE ANTİMİKROBİYAL AKTİVİTELERİNİN BELİRLENMESİ İÇİN KULLANILAN BAZI METODLAR

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çeşitli bitkiler yıllardan beri halk arasında çay, baharat ve tedavi amaçlı kullanılmaktadır. Ülkemizde bitkisel zenginlik; üç fitocoğrafik bölgenin kesiştiği bölgede bulunması, Güney Avrupa ile Güneybatı Asya floları arasında köprü olması, pek çok cins ve seksiyon orjin ve farklılaşım merkezlerinin Anadolu oluşu, muhtemelen ekolojik ve fitocoğrafik farklılaşma ile ilgili olarak tür endemizminin yüksek oluşu gelmektedir. Yurdumuzda 9000’e yakın farklı doğal bitki türü bulunmaktadır ve bunların %30’u endemiktir. Buna rağmen bu bitki zenginliğinden yeterince faydalanılamamaktadır.

Bitkilerin mikroorganizmaları öldürücü ve insan sağlığı için önemli olan özellikleri 1926 yılından bu yana laboratuarlarda araştırılmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’nün araştırmalarına göre tedavi amaçlı kullanılan tıbbi bitkilerin sayısı 20.000 civarındadır.

Doğada tabii olarak yetişen bazı bitki ekstraktlarının ve uçucu yağlarının bakterilere olduğu kadar, mantarlara karşı da antifungal aktivite gösterdiği yapılan çalışmalarda tespit edilmiştir.

Uçucu yağlar bitkilerden ya da bitkisel draglardan su veya su buharı distilasyonu ile elde edilen, normal koşullarda sıvı, bazen donabilen uçucu kuvvetli kokulu ve yağımsı karışımlardır. Uçucu yağlar farklı bileşenleri içeren kompleks karışımlar olduklarından biyolojik etkileri yönünden de farklılık göstermektedir. Etki dereceleri içerdikleri etken maddenin özelliğine bağlı olarak değişiklik gösteren pek çok uçucu yağın antimikrobiyal özelliğe sahip olduğu belirtilmektedir. Draglarda selüloz, nişasta pektin, protein, şeker vs. gibi tedavi yönünden etkisiz maddeler yanında çok az miktarlarda bile farmakolojik etkilere sahip bileşikler de bulunmaktadır. Bu bileşiklere “etkili madde” ismi verilmektedir. Bu güne kadar uçucu yağlarda 2000’den fazla kimyasal bağlantının bulunduğu gösterilmiştir ki bunların en önemlileri terpenler ,fenil propanlar vs.’dir. Ayrıca çok sayıda su buharında uçucu olan azot ve kükürt içeren bileşiklerin varlığı da görülmüştür. Bu maddeler fizyolojik etkileri nedeni ile bazen bireysel veya toplu halde terapide kullanılmaktadır. Uçucu yağlar izokinolin alkaloidi gibi bazı kimyasal maddelerin bazı bakteri ve mantar türleri üzerinde antimikrobiyal etkilerinin olduğu bilinmekle birlikte son yıllarda pek çok bitki türü denenmektedir. Uçucu yağların Labiatae, Rosaceae ,Compasitae, Myrtaceae gibi familyalara ait türlerde bulunduğu buna karşılık Pinaceae, Cupressaceae familyası üyeleri gibi Gymnaspermler’de de  reçineyle beraber bulunduğu belirtilmektedir. Bilinen tüm antibiyotiklere direnç geliştirmekte olan bakterilerde, ilaç dirençliliği artmakta ve yayılmaktadır. Bu nedenle ilaçlara arternatif olarak tıbbi bitkilerin kullanılması önerilmektedir ve bazı geleneksel bitkiler antimikrobiyaller olarak kullanılmaktadır.

 

UÇUCU YAĞ VE DİĞER BİTKİ KİMYASALLARININ ELDESİ

A –       Bitki Uçucu Yağlarının Ekstraksyonu

Bitki örneklerinin laboratuarda teşhisi yapıldıktan sonra uçucu yağları Neo-Clevenger cihazı kullanarak 3 veya 6 saatte hidrodistilasyon ile elde edilmektedir. Bu aletin Avrupa ve İngiliz farmakopisine göre 2 farklı tipi vardır.

Uçucu yağların elde edilmesi bitkideki uçucu yağ miktarı ve cinsine bitki kısmına göre değişik yöntemlerle elde edilmektedir. Bugün başlıca 4 yöntem kullanılır:

  1. Anfloranj Yöntemi
  2. Tüketme   Yöntemi
  3. Mekanik   Yöntem
  4. Distilasyon Yöntemi

1-          Anfloranj Yöntemi (Yağ Ekstraksiyonu)

Bu yöntem materyaldeki uçucu yağı az olan kıymetli draglar için kullanılmaktadır. Genellikle taze materyal ile çalışılmaktadır. Taze materyal özellikle çiçekler ince bir yağ sürülmüş cam plaklar üzerine konur. Birkaç saat veya gün sonra konulan çiçeğin uçucu yağını alan cam plaket üzerine sürülmüş yağdan alkol ekstraksiyonu ile elde edilmektedir. Bu yöntem ancak parfümeri de önemli olan, fakat dragdaki oranı düşük olan uçucu yağların elde edilmesinde ekonomik olabilmektedir. Diğer bir anfloranj yöntemi ise dogun maserasyona kısa olarak bırakılması ve daha sonra 5-80 derecede bu yöntemin uygulanması ile yapılan sıcak anfloranj yöntemidir. Günümüzde gül, karanfil, uçucu yağlarının elde edilmesinde kullanılmaktadır.

2-          Tüketme Yöntemi

Bu yöntemde, genelde bir organik çözücü ile sokselet prensibine dayanarak droglardan yağ elde edilmektedir. Materyal uçucu yağı kolaylıkla çözebilen bir organik çözücü ile kısa bir müddet temasta bırakılmaktadır. Bu esnada uçucu yağ

Sabit yağ, mum, boya malzemeleri vs. gibi organik çözücülerde çözünebilen maddeler organik çözücüye geçer. Süzülerek alınan organik çözücü vakumda tamamen uçurulur. Sabit yağları ve mumları da taşıyan bu renkli maddeye eğer taze materyalden elde edilmişse “konkret” kurutulmuş materyalden elde edilmişse “rezinoit” adı verilmektedir. Elde edilen konkret yada rezinoit uçucu yağ yanında kokulu olmayan maddeleri de içerir. Uçucu yağ etanol yada sulu etanol ile tüketilir.-15’C bir süre genlikle bir süre bekletilir, çöken kısımlar soğukta çözündükten sonra çözücü vakumda uçurularak uçucu yağ elde edilir.Bu yöntemle elde edilen uçucu yağa “absolü” denir.

3-          Mekanik Yöntem

Bazı uçucu yağlar distilasyon ile bozulmaktadır. Bu gibi yağların elde edilmesi için sıkma yada benzeri mekanik yollar uygulanır. Limon esansı elde edilirken meyve üzeri yeterince keskin ve çıkıntılı bir kesenin iç çeperinde yuvarlanır, böylece uçucu yağ taşıyan salgı cepleri parçalanmış olur. Keseye düşen yağ damlaları sonradan toplanır.

Birçok narenciye esansı bu yöntemle elde edilir. Bazen narenciye kabukları sünger arasında sıkılarak salgı ceplerinin ezilmesi ve çıkan uçucu yağların sünger tarafından emilmesi sağlanır. Sonradan sünger sıkılarak akan sıvının üzerinde toplanan uçucu yağ alınır.

4-          Distilasyon Yöntemi

a.  Su Distilasyonu

Kurutulmuş olan ve kaynatılmakla bozulmayan bitkisel materyal ile çalışıyorsa seçilir. Materyal distilasyon aygıtına yerleştirilir ve bütün uçucu kısımlar yani uçucu yağ , su toplama kabında yoğunlaşana kadar ısıtılır ve distile edilir.

b. Su Ve Buhar Distilasyonu

İster kuru ister taze bitki olsun, ısıdan bozulan maddeler varsa uygulanır. Kuru materyal hareket ediyorsa drog önce toz edilir, sonra su ile örtülerek maserasyona bırakılır. Bu maserattan su buharı geçirilmek suretiyle uçucu kısımlar ayrılır. Taze materyalden hareket ediyorsa uzun süre maerasyona gerek yoktur. Su buharı genellikle başka bir yerde elde edilir ve bir boru aracılığıyla su-drog karışımı içine yöneltilir. Böylece ısı ile parçalanma olasılığı ortadan kaldırılmış olur. Distilattaki yağ tabakası sulu tabakadan ayrıldıktan sonra ya olduğu gibi ya da temizlendikten sonra satışa çıkarılır.

c.  Doğrudan Doğruya Buhar Distilasyonu

Taze materyale uygulanan yöntemdir. Bitki canlı olduğundan ve yeterince su taşındığından bu yöntemde su ile maserasyona bırakma gereği yoktur. Bitkisel materyal toplanır, kesilir, tel, sepet yada benzeri kaplar içerisine konularak distilasyon kazanına yerleştirilir.basınç ile taze bitki parçalarına yöneltilen buhar, yağ damlacıklarını da sürükleyerek toplama kabına gelir.

B –       Bitki Ekstraktlarının Saflaştırılması

Süre sonunda besiyeri üzerinde oluşan inhibisyon zonları mm olarak değerlendirilir. Etkenlik gösteren bitki ekstraktları TLC ve Kolon Kromotografi yöntemleri ile ayrıştırılır ve saflaştırılır. Daha sonra, yağlarda veya ekstraktlarda var olan her bir komponentin antimikrobiyal etkinlikleri tekrar denenir.

C –       Bitkilerin Kimyasal Yapısının Araştırılması

Bitkilerin kimyasal yapısı için temel analitik kimyada kullanılan ekstraksiyon ve yapı tayin yöntemleri kullanılır. Bunun için GC, GC-MS, LC-MS, HPLC, NMR ve diğer cihazlar kullanılmaktadır. Yağ bileşenleri sandardlara göre bibliyogyafyada rapor edilen Kováts Indices’e göre kıyaslanarak veya Wiley GC-MS Library kullanarak ortaya çıkartılır.

 

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://biyolojidersim.com/tedavi-amacli-kullanilan-bazi-bitkilerin-kullanim-alanlari-ve-antimikrobiyal-aktivitelerinin-belirlenmesi-icin-kullanilan-bazi-metodlar/

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: