TESTESTERON VE DİĞER ERKEK SEKS HORMONLARI

TESTESTERON VE DİĞER ERKEK SEKS HORMONLARI

Testislerin salgıladıkları seks hormonları topluca androgenler olarak adlandırılırlar. Tamamı steroid olan bu hormonlara testesteron, dihidrotestesteron ve androstenedion dâhildir.

Bunlar içerisinde en fazla olanı testesterondur. Testesteron Leydig hücrelerinde kolesterolden sentezlenir. Testesteron adrenal korteks tarafından salgılanan androstenedion’dan da oluşur. Androgenler erkeklik özelliklerinin ortaya çıkmasını sağlayan steroid hormonlardır. Yukarıda belirtildiği gibi bunlar sadece testisler tarafından salgılanmazlar vücudun başka bölgelerinden de salgılanırlar. Örneğin normal şartlarda çok az miktarlarda da olsa adrenal bezlerden en az beş farklı androgen salgılanır. Adrenal bezlerden salgılanan androgenlerin erkeklerdeki sekonder eşey karekterlei üzerine etkileri çok azdır. Fakat adrenal bezlerde ortaya çıkan tümorler sonucu söz konusu androgenlerin miktarı artarsa sekonder erkek karakterlerinin ortaya çıkmasında etkili olurlar. Hem testislerde hem de adrenal bezlerde androgenler ya kolesterolden veya direkt olarak asetil koenzim-A’dan sentezlenirler. Testisler tarafından salgılanan testesteron plazma albuminine veya gonadal steroid bağlayıcı proteine bağlanarak yaklaşık olarak 30 dakika ile bir saat kadar kanda dolaşır.  Bu sırada hedef doku hücrelerine bağlanır veya daha sonra atılmak üzere inaktif ürünlere parçalanır. Hedef hücrelerde testesteronun çoğu dihidrotestesterona çok az bir kısmı da 5-α-androstanediole dönüştürülür. Testesteronun bazı etkileri bu dönüşüme bağlı olduğu halde diğer etkileri bağlı değildir.

Hedef hücreler bağlanmayan testesteron özellikle karaciğerde androsteron ve dehidroepiandrosterona dönüştürülür. Meydana gelen ürünler karaciğerde özellikle glukuronidleri ve sülfatları oluşturacak şekilde birleştirilirler ve sonra bu ürünler yıkılarak bağırsak yoluyla safra halinde veya idrarla atılırlar. Erkeklerde testesterona ilaveten çok az miktarda estrogenlerde oluşur. Estrogenler muhtemelen spermatogenezde önemli rol oynarlar.

Testesteron genel olarak erkek vücut özelliklerinin ortaya çıkmasından sorumludur. Hatta tüm fötal dönem boyunca testisler plasentadan kaynaklanan korionik gonodotropin ile orta derecede testesteron meydana getirecek şekilde uyarılırlar. Bu faaliyet doğumdan sonraki onuncu hafta sonuna kadar veya biraz daha fazla sürebilir. Bundan sonra çocukluk döneminde yaklaşık olarak 10-13 yaşa kadar hemen hemen hiç testesteron salgılanmaz. Belirtilen yaşlardan sonra ergenlik döneminin başlaması ile ön hipofizin gonodotropik hormonunun etkisi ile testesteron üretimi hızla artar. Bu artış devam ederek yirmili yaşlarda en üst düzeye ulaşır: Ellili yaşlarda hızla azalmaya başlar ve seksenli yaşlardaki testesteron miktarı en yüksek miktarda bulunduğu yaş değerinin yüzde 20-50’ne düşer.

Erkek fetüste testisler embriyonal hayatın yaklaşık olarak yedinci haftasından sonra testesteron meydana getirmeye başlarlar. Dişi ve erkek eşey kromozomu arasındaki başlıca fonksiyonel farklılıklardan birisini; erkek eşey kromozomunun yeni oluşan genital yapının testesteron salgılamasına, dişi eşey kromozomunun ise aynı yapıdan estrogen salgılamasına neden olması oluşturur. Gebe hayvanlara yüksek dozda erkek eşey hormonu enjeksiyonu fetüs dişi olsa da bunlarda erkek eşey organlarının gelişimine neden olur. Bir erkek fetüsün testislerinin çıkarılması, birey genetik olarak erkek olmasına rağmen dişi eşey organlarının gelişimine neden olur. Buradan açık olarak testesteronun  embriyonal gelişim döneminde dişi eşey organları ve kısımlarının gelişimini baskılayarak erkek eşey organı ve kısımlarının gelişimini sağlayan önemli bir hormon olduğu açık olarak anlaşılmaktadır.

Testesteron sadece embriyonal dönemde etkili olmayıp, erginlerde de primer ve sekonder eşeysel özelliklerinin gelişiminde de etkilidir. Eşeysel olgunluktan sonra testesteron salgılanmasının tekrar başlaması ergenlik öncesi cinsel organın ve ilişkili bezlerinin yaklaşık olarak sekiz kat büyümesine neden olur. Ayrıca testesteron erkete ergenlikle başlayıp olgunluk döneminde son bulan sekonder eşey karekterlerinin gelişimine neden olur.  Sekonder eşey karekterleri cinsiyet organları görülmese dahi erkeği dişiden ayırmada rol oynarlar. Testesteronun erginlerdeki etkilerini şu şekilde sıralayabiliriz;

1-Vücut kıllarının dağılımına etkisi; Testesteron vücudun belirli bölgelerinde örneğin cinsel organlar bölgesinde, göğüste, koltuk altında, yüzde ve bazılarında sırtta kıllanmaya neden olur.

2-Sakal ve bıyık oluşumuna etkisi; Testesteron başın üst kısmındaki kılların büyümesini azaltır.Fonksiyonel testisleri olmayan erkek dazlak(kel) olmaz. Bununla birlikte güçlü erkeklerin birçoğu da dazlak olmayabilir. Dazlaklıkta kalıtsal faktörler ve androgenik hormonların aşırılığı olmak üzere iki önemli faktör rol oynar. Uygun genetik yapıya ve uzun süreli androgenik tümörlere sahip olan bayanlar tıpkı erkekler gibi dazlak olurlar.

3-Sese etkisi; Testesteron  larinksin büyümesine neden olarak sesin kalınlaşmasını sağlar.

4-Derinin kalınlaşması ve akne oluşumuna etkisi; Testesteron  vücudun her tarafındaki derinin kalınlaşmasına ve bazı özel bezlerin salgılama faaliyetinin artmasına neden olur. Yüzdeki bu özel bezlerin salgılamasındaki artış yüzde akne oluşumuna neden olur. Bu nedenle erkek vücudunun fazla testesteron ile karşılaştığı zaman yüz bölgesinde ortaya çıkan akne oluşumu ergenliğin tipik bir belirtisidir. Ergenlik döneminin başlamasından birkaç yıl sonra deri salgılanan testesterona kendisini uydurur ve akne oluşumu son bulur.

5-Kas kütlesinde artışa etkisi; Testesteronun etkisi ile ergenliği takiben ortaya çıkan en önemli erkeklik özelliklerinden birisi vücuttaki kas kütlesindeki artıştır.Bu durum protein sentezindeki ve depolanmasındaki artışla sağlanır. Testesteron yaşlılarda gençlik hormonu olarak kasları kuvvetlendirmek için kullanılır.

6-Kemiklerde büyüme ve kalsiyum tutmaya etkisi; Ergenliği takiben testesteron etkisi ile kemiklerin kalınlığında, keiğin toplam matriksinde önemli artış olur. Ayrıca kemiklerde tutulan kalsiyum miktarı artar.

7-Bazal metabolizmaya etkisi; Testesteron bazal metabolizmayı %15 kadar artırır.

8-Alyuvar sayısına etkisi; Testesteron injeksiyonu  mililitre küpteki alyuvar sayısını %15 kadar artırır. Bu artma testesteron enjeksiyonundan sonra metabolizmadaki artıştan kaynaklanır.

9-Elektrolit ve su dengesine etkisi;Steroid hormonlar böbrek distal tüplerinden sodyumun  geri alınmasını artırırlar. Testesteron da ayni etkiyi yapar.

Testesteronun yukarıda belirtile etkilerinin muhtemelen tamamı veya tamamına yakını hedef hücrelerde protein sentezini artırması sonucu ortaya çıkar. Çok spesifik olarak hedef organ veya dokularda proteinlerin artması sekonder eşey karakterlerinin ortaya çıkmasını sağlar. Bazı hedef dokularda testesteronu dihidrotestesterona dönüştürecek uygun enzimler yoktur. Bu dokularda testesteron hücresel proteinlerin oluşumunu tetiklemek için direkt olarak iş görür. Örneğin testesteronun erkek fetüste bu şekilde direkt etkili olması epididimisin, vas deferansın ve seminal vesiküllerin gelişimi için gereklidir. Testesteronun kaslara, iskelete, larinkse ve spermatogeneze olan etkilerinde de direkt olarak etki etmesi söz konusu olabilir.

.

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://biyolojidersim.com/testesteron-ve-diger-erkek-seks-hormonlari/

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: