ZAYIFLAMAYA YÖNELİK BİLİMSEL OLMAYAN POPÜLER DİYETLER

 

ZAYIFLAMAYA YÖNELİK BİLİMSEL OLMAYAN POPÜLER DİYETLER

Günümüzde obezitenin artışı ile birlikte gazete ve dergilerde, televizyonlarda veya internet sitelerinde yer alan popüler diyetler bireyler tarafından bilinçsizce uygulanmaktadır. Bu programlar bireylerin sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle en uygun beslenme programının diyetisyen veya beslenme ve diyet uzmanları tarafından düzenlenip uygulanması gerekmektedir. Hatalı zayıflama programlarının temelinde düşük enerji tüketimi yatmaktadır. Bu programların özellikleri aşağıda belirtilmiştir:

1-          Bireye özgü olmayan beslenme programları (özellikle gazete, dergi vb. yayınlarda bulunan bireylerin özelliklerini dikkate almayan beslenme programları),

2-          Kısa sürede hızlı kilo vermeyi sağlayan “sihirli-şok” diyetler,

3-          Bireyin gereksinimine göre düzenlenmemiş, kontrol altında yapılmayan çok düşük kalorili diyetler,

4-          Yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırmayıp özel ürünleri öneren diyetler,

5-          Tek tip besine dayalı diyetler,

6-          Karbonhidratları ve proteinleri ayırma diyetleri,

7-          Zayıflattığı öne sürülen ve pek çok yan etkisi bulunan ilaçlarla birlikte önerilen diyetler,

8-          Akupunktur ile birlikte yapılan açlık diyetleri,

9-          Gerçek kilo kaybı yerine sadece vücuttan su kaybına neden olan diüretik ilaçlar, saunalar, otlar ve çaylarla sağlanan ağırlık kaybı.

Ağırlık kaybını sağlamada bilimsel olmayan, özellikle düşük yağlı, düşük karbonhidratlı ve çok düşük enerjili popüler diyetlerin neden olduğu vücut ağırlık kaybının sağlık üzerindeki olumsuz etkileri Şekil 1’de gösterilmiştir. Hatalı zayıflama programlarına birçok örnek verilebilir. Bunlara en önemli örnek ketojenik diyetlerdir.

 

populer diyet 

 

Ketojenik diyetler: Karbonhidrat içeriğinin gereğinden az olması nedeniyle uygulandıktan bir müddet sonra kanda keton cisimciklerinin artışına neden olan diyetlerdir. Diyetteki karbonhidratın organizmada enerji vermek yanındaki en önemli görevleri; ketojenezi önlemek, proteine olan gereksinimi azaltmak ve doku proteinlerini korumaktır. Günlük en az 50 gram karbonhidrat alınması ketozu önlemektedir. Ancak kişisel ayrıcalıklar düşünüldüğünde ketozu önlemek için günde 100-125 gram karbonhidrat alınması gerekmektedir.

Besin ögeleri yönünden dengesiz olmaları ve önemli sağlık sorunları oluşturmaları nedeniyle ketojenik diyetler obezite tedavisinde önerilmemektedir. Hızlı kilo verdirmeleri nedeniyle daha çok vücut suyunda azalmaya neden olmakta, gerçek ağırlık kaybı sağlanmamaktadır. Ayrıca diyet posası başta olmak üzere, tiamin, folat, potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir, A vitamini, E vitamini ve B6 vitamini yetersizliklerine yol açmaktadırlar. Bunun yanı sıra diyetin doymuş yağ, kolesterol ve hayvansal kaynaklı protein içeriği artmaktadır.

Ketojenik diyetlerin ortaya çıkarabileceği başlıca sağlık sorunları: Sıvı-elektrolit dengesinde bozukluklar (kalsiyum ve sodyum atılımı artar), hiperürisemi, hiperlipidemi, aritmiler, kalsiyum atılımının artması nedeniyle osteoporoz riski, böbrek ve karaciğer fonksiyonlarında bozukluklar ve insülin metabolizmasında olumsuz etkiler oluşabilmektedir. Aşırı miktarda sodyum ve su kaybı sonucu hipotansiyon, kabızlık ve nefrolitiyazis görülebilmektedir.

Atkin ve Stilman Diyeti protein ve yağ içeriği yüksek, karbonhidrat içeriği düşük olan ketojenik diyetlere örnektir. Yüksek proteinli diyetlerin büyük bir kısmının hayvansal kaynaklardan sağlanmasından dolayı toplam yağ, doymuş yağ ve kolesterol alımları yüksek miktardadır. Karaciğer ve böbrek fonksiyonlarında bozukluğa neden olabilir. Besin ögeleri yönünden son derece dengesizdir. Normal besin gereksinimlerini karşılayamamaktadır.

 

Çok düşük kalorili diyetler (ÇDKD): Hızlı kilo kaybına neden olurlar. Zayıflama programının ilk 4-6 haftasında ortalama 2kg/haftada ağırlık kaybedilebilir. İlk haftalarda görülen bu kilo kaybının nedeni; insülin düzeyinin düşmesi ve sodyum klorür kaybının yol açtığı diürezdir.

Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği Lipid Obezite ve Hipertansiyon Çalışma Grubu olarak bu tür diyetlerin obezite tedavisinde kullanılmaması gerektiğini düşünüyoruz. Ancak meslektaşlarımızın, günlük pratikte bir şekilde ÇDKD uygulayan hastalarla karşılaşabileceğini göz önüne alarak bu diyetlerle ilgili sağlık sorunlarına değinmekte yarar görüyoruz.

Çok düşük kalorili diyetlerin kullanımında dikkat edilmesi gereken noktalar aşağıda belirtilmiştir:

1-    Aşırı obez olan bireyler (BKİ ≥40 kg/m2) doktor, diyetisyen, psikolog ve fizyoterapistten oluşan bir ekip kontrolünde en uzun 4 hafta süreyle uygulanabilir.

2-    Tekrarı gerekiyorsa en az iki ay süreyle ara verilmesi önerilir.

3-    Uygulama öncesi tıbbi analizlerinin yapılmış olması ve uygulama sırasında da sürekli tıbbi gözetim altında olmaları gerekir.

4-    En az 15 günde bir elektrolit düzeyleri izlenmelidir.

5-    Çok hızlı kilo kaybı olduğunda enerji alımı artırılmalıdır.

6-    Gebe, emzikli, çocuk, adolesan, yaşlı ve sürekli ilaç kullanan bireyler tarafından uygulanmaması gerekir.

Bu programları uygulayan bireylerde hızlı ağırlık kaybı nedeniyle; yağsız vücut kitlesinin daha çok kaybına, bazal metabolizma hızının azalmasına, kaybedilen ağırlığın korunamamasına, iyonize kalsiyum, sodyum, potasyum, magnezyum ve çinko düzeylerinin düşmesine, laktat, serbest yağ asitleri ve keton cisimlerinin artmasına, neden olduğu ve bazen ani ölümle sonuçlanabileceği bilinmelidir.

Çok düşük kalorili diyetlerin başlıca yan etkileri; baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, sinirlilik, yorgunluk, bulantı, kusma, diyare, konstipasyon, safra ve böbrek taşları, kardiyak aritmi, hipotansiyon, menstrüasyon düzensizliği, cilt kuruluğu, saçlarda dökülme ve incelme, uyuşukluk, soğuğa karşı tahammülsüzlük, proteinüri, mineral ve elektrolit dengesinde bozukluk ve bazal metabolizma hızında azalmadır.

 

Kaynak: Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği.2014

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://biyolojidersim.com/zayiflamaya-yonelik-bilimsel-olmayan-populer-diyetler/

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: